Oysa Bize Sıradan Olan, O’na Çok Özel, Olabilir.

Size bir sır vereceğim: Artık sanatla daha çok iç içeyim.

Yaş almanın en belirgin özelliği yaşamınızı istediğiniz hale, yola koyma çabaları diye düşünüyorum. Görece zamanınızın azaldığını fark edip, kalan anları en iyi şekilde, gönlünüzün istediği, içinde olmaktan huzur duyacağım alanlarda olmak, öyle alanlar kurgulamak, kendi hayatınızın mimarı olmak önem kazanıyor. Muş… Yani bana öyle oldu. Bir çok hatayı yaşayarak deneyimlemiş olmanın yanı sıra, istediğimi yapmakta direnmem ve bu uğurda mücadele etmem sayesinde şimdi bu gün bu yerde yeni bir hayalimi daha gerçekleştirme çabasındayım.

Sanatın içinde, sanat ile, daha adil, daha eşit yaşamlar için yaşamak…

Bir Sanat Profesyoneli’ne Galeri Emanet Edilirse:

Bir sanat profesyoneline galeri emanet edilirse; doğal olarak sanatçılar birer yatırım, eserleri de bir yatırım aracı olarak görülmez. Diğer yandan spekülatif olarak değil de gerçekten büyüyecek isimler zaten sanatı akıllı kılmak için yapmaz. Akıllı sanat zaman içinde akıllı kalmaz. Akıllı seçim ise sanatın ölümsüzleştirilmesi, sanatçıyı ölmeden önce insanca yaşatma gücüdür. İşte benim meselem de burada başlıyor.

Ve bu mesele içinde varlığının bir ödül olduğuna inandığım sanatçı dostlarımdan Işıl Gönen’in yeni eserlerinden birisini sizlerle paylaşmak istedim. Gönen’in eserlerinin devamı ve diğer dokuz sanatçının daha eserlerinin yer alacağı 10×10 Sergi Serisi’nin ilki “Yeni Hikâyeler”, 12 Eylül günü yeni hayatımda açılıyor. Bu “yeni” günde birlikte olalım, olur mu?

16:00’dan itibaren…

Sanatçı Işıl Gönen
Eser künyesi: Masalcı Serisi – Ruh’tan Doğanlar/Storyteller Series – Births from the Spirit 35×45 cm., 2017 Kağıt üzerine karışık teknik / Mixed media on paper

Günden Geceye

Gündüz Düşü.şü/Gece Düş.ü
İstanbul’da yaşamayı otobanda 300 ile ilerlemek ya da yaya olarak sağ kalmaya çalışmak gibi görüyorum. Sanki herşey başka bir düzlemde, her yerden kopuk ve ama herşeyi belirleyen! Arka sokağında var olan savaşın yanında köşe başında satılan bir beden ve kadınlığa özenen bir çocuk, gardrobunda ayakkabı sayısını bilmeyen ve ayakkabı alacak parası olmayan insan, yaş 70 yanındaki et 25miş! dedirten adam gibi bir çok tezat bir arada. Sanki görebilen göze gündüz kabusu, göremeyene gece düşü… Kimine “uçuş” kimine “düşüş”…

“24 saat yaşayan İstanbul’da dünyanın halini görmek…

Sosyal medyadan:
İşte yine bir gün oturmuş günü geceye bırakırken, fizik kanunlarının ispatı çıkıverdi önüme! Zamanın #relative gerçekliği İstanbul için geçerli değildi bence. Ya da tanımı tamamen farklıydı. Akışı, akılda kalışı, izi, yaraları ve hatta rüyaları bile karışıyordu. Koca bir akıl oyunuydu yaşadıklarımız. Gündüzde #kabus, gecede #rüya görmek mümkündü. Hatta rüyalar da kabuslar da İstanbul’undu ve biz sadece #geliyorvegeçiyorduk Böyle zamanlarda insan bir defa daha İstanbul’a teslim olması gerektiğini anlıyor! Biz olmazsak zaten o teslim alıyor! En büyük müttefiki #zaman Yeni sergide konuşacağımız/göreceğimiz/ izleyeceğimiz/ bir fiil katılacağınız/yakalayabileceğiniz 7/24 İstanbul’da hala şaşırabilme fırsatı, sergi sayesinde bu hıza dahil olma çılgınlığı! 7/25 yaşayan @360Beyoğlu’da… Açılış 5 Ağustos’ta! Lütfen ajansanıza not edin! Duymayan kalmasın!

Yine Yeni Bir 8 Mart

Bu coğrafyanın bize sunduğu bazı fırsatlar var.
Çok sevilmek mesela. Ölür/öldürürcesine!
Kıymetli olmak mesela. Alınıp/satılacak kadar!
80 yaşında nine olsanız bile arzulanmak mesela. Tecavüze uğrayabilecek kadar!
8 Mart’ın ardından yazmak istedim. Yazmak ve sormak: kadın olarak ayrıştırılmaktan memnun musunuz? Taciz eden adamı ifşa edecek ve hatta cezalandıracak kadar cesur musunuz? Dayak yiyen kadını koruyacak kadar güçlü müsünüz? Ya haksızlığa dur diyecek kadar?
Mücadele eden insanları destekleyecek kadar peki? Vaktiniz var mı mesela? Şimdi bana zamanım yok da dersiniz siz… Bu gün bir yazı okudum. Diyordu ki: öğrencisini döven öğretmen onlara kavga etmeyin diyemez. Ülkede başroller hep sesi gür çıkana gittikçe hep birlikte dayak/şiddet ve zulümün konuşulduğu 8 Mart’ları koutlamaya devam edeceğiz. Oysa insan “insan” olabilse, kadın kadın, erkek erkek olabilecek… Çocuklar çocukluklarını yaşayabilecek… Dünya yaşınabilir bir yer olacak belki.
Üçüncü sayfa haberi olma ihtimalimizin azalacağı muhakkak…
Asıl sorum şu: kutlanmalı mı 8 Mart?
Kutlanmalı ise neden?
Kutlanmamalı ise neden?
Bence en önemlisi 8 Mart rantına hayır!!
8 Mart’ın içinden…

Yedinci Defa Gerçekleşen 360 Dereceden Aşk Festivali Sona Erdi

Please scroll for English version

Ocak 2015

Merhaba,

2007 yılından itibaren Istanbul Concept markası altında kültür, sanat, tasarım dünyasını bir araya getiren bir platform olarak çeşitli sergiler, festivaller, sohbet ve eğitim programları gerçekleştirerek, sanata gönül verenleri bir araya getirip, öncelikle kültürel gelişime hizmet etmeyi, bunu yaparken de sanatı geniş bir kitleye ulaştırmayı amaç edindik.

Sanatın kültürler arası dialoğa sağladığı zemin ve anlatmak istediklerimizi destekleyip, ifademizi güçlendiren dili sayesinde bir çok konuyu geniş kitlelere duyurmayı başardık.

Üretmek; iyi, güzel ve doğruya ulaşmak kararlığında kolay kolay dokunulmayacak konuları çalışmaktan çekinmedik.

Bu çerçevede hazırladığımız ve bu yıl yedincisi gerçekleşecek Love 360 Festivali’nin 2015 uluslar arası teması “Nature in Love” “Aşkın Doğası” ( ya da “Aşık Doğa”)

Love 360 Festivalimiz aşkın etrafında toplanan sanatçı ve sanat izleyicisi ile aşka farklı bir bakış açısı kazandırarak bambaşka bir yön, yepyeni bir yöntemle “kalıcılık kazandırarak” gündeme taşımayı hedefliyor.

Kalp sembolü gibi klişelerin kullanılmadığı festivalimiz kapsamında gerçekleşen sergilerimizde ve paralel etkinliklerimizde, gastronominin de dahil olduğu farklı sanat dallarının ve disiplinlerin hepimizin sözcüsü olmasını diliyor ve tüm dünyayı hayatın merkezi “aşk”ta, duygularıyla buluşmaya İstanbul’a çağırıyoruz. Çünkü anlatmak istediklerimiz, söyleyecek sözümüz var…

Saygılarımla,
Işık Gençoğlu

Istanbul Concept Kurucusu
Küratör ve Tasarım Yöneticisi

IC Projeleri; kaliteden ödün vermeyen yenilikçi arayışları, kültür ve sanata yaptığı yatımlar ile sürdürülebilir büyümesine devam ediyor. Öğrenmek için çalışıyoruz, öğrendiklerimizi paylaşarak çoğalmak istiyoruz… Ülke içinde de, dışında da Istanbul Concept olarak, yaptığımız projeler ile iletişimi rahat, paylaşımı güçlü bir platform oluşturmayı hedefliyoruz. IC’li yeni bilgilere açık olmalı, önyargılı olmamalı, farklı kültürlere saygılı olabilmeli, belirlenen hedef için hep birlikte hareket etmeyi başarabilmelidir.

Love 360 “Love is everywhere…”
Aşk 360 “Aşk her yerde…”

Davet Metni:
“Kalıplar.
Alışkanlıklar.
Bildiğimiz yollar.
Değiştirmek istemediklerimiz.
Oysa hayat bizim bildiklerimizden ibaret değil.
Bildiğime bir fazlasını sen kat!
Çünkü bilgi benim meraklı varlığımı kutsayacak!” I.G.

Aşkın doğası gereği yaşananlar, iyi/kötü, güzel/çirkin tüm gerçekliği ile izleyenler ile buluşurken, yapılmamış, söylenmemiş, “yeni” bir ilki ortaya koymak hedefimiz.
Herkesin baktığı yerden bakıp kimsenin görmediğini göstermeyi başarmak ya da kimsenin bakmayacağı bir yerin de var olduğunu, oradaki “kıymetin” görünürlüğünü ispatlamak.
Milyon olasılık içinde sonsuza varmak…
“Bu da mümkünmüş” dedirtebilmek.
Salt maddede değil, manevi değerlerde de “aşkı” dile getirmek.
Cinsiyetler arası değil, kalpler arası aşkı görünür kılmak.
Sanatta heves ve imkanlar haricinde yeteneğin şart olduğunun da
altını çizerek.
Sanat için sanat değil, bizim için sanat yaparak!

Aramıza katılarak bizleri onurlandırmanız dileğiyle,

Işık Gençoğlu, küratör

Love 360 2015, 10-14 Şubat
Sergi Mekanları ve TARİHLERİ
5-28 Şubat tarihleri arasında Mücevher Sergisi,
Mekan: Pera Palace Hotel, Jumeirah
10-28 Şubat tarihleri arasında Karma Sergi
Mekan: 360 Restaurant, Teras, Mısır Apt.
10-28 Şubat tarihleri arasında Fotoğraf Sergisi
Mekan: Tomtom Gardens, Boğazkesen
11-28 Şubat tarihleri arasında Karma Sergi
Mekan: Glasst Gallery, Galata
12-13-14 Şubat tarihleri arasında “Lover’s Bazaar”
Mekan: Tomtom Gardens
12-28 Şubat tarihleri arasında Karma Sergi
Mekan: Nur-u Ziya Suites

*Festival, İstanbul Yaratıcı Endüstriler Derneği’ni desteklemektedir.

January 2015

Greetings,

As a platform which has brought together the worlds of culture, art, and design under the brand name of Istanbul Concept since 2007, we have organised various exhibitions, festivals, and talk and educational programs, brought together lovers of art, with a particular emphasis on serving cultural development, and while doing this, we have aspired to bring art to the wider masses.

Thanks to the language of art, which has given us a basis to provide an inter-cultural dialogue, supported what we have wanted to expound, and strengthened the way we express it, we have succeeded in broadcasting many subjects to a wider audience.

In our determination to reach and produce what is good, beautiful and true, we have never held back from working with subjects which cannot be easily touched upon.

The international theme of the Love 360 Festival, which we have organised within this framework and is now in its seventh year, is “Nature in Love”

Our Love 360 Festival aims to bring artists and art-lovers together around the subject of love, giving them a different way of looking at love in a completely different manner using a brand-new method, thereby reviving it and “giving it permanence”.

In our exhibitions and parallel events held within the scope of our festival, in which clichés such as the heart symbol will not feature, we wish the different branches and disciplines of art, including gastronomy, to be the spokespeople for all of us, and we are calling the whole world to Istanbul, to make a date with their emotions in “Love”, the centre of life, because there are things we would like to explain and something we have to say…

With my respects,
Işık Gençoğlu

Istanbul Concept Founder
Curator and Design Director

IC Projects continue to grow sustainably through its innovative pursuits which do not compromise on quality, and the investments it makes in culture and art. We work in order to learn and we wish to grow through sharing what we have learned…
As Istanbul Concept, we aim to create a strong platform which, through the projects we realise, communicates easily and whose strength is in sharing, both inside and outside of the country. Those working at Istanbul Concept should be open to new knowledge, free of prejudice, be able to be respectful to different cultures, and be able to succeed in always moving together towards a defined aim.

Love 360 “Love is everywhere…”
Aşk 360 “Aşk her yerde…”

Invitation text:
“Moulds,
Habits,
The roads we know,
Those we did not wish to change,
But life is not composed of the things we know,
You, add more to that which I know!
Because knowledge will bless my curious existence!” I.G.

Our aim is to create a never before done or said, “new” first while introducing viewers to all reality, good or bad, beautiful or ugly, the necessary experiences of the nature of love.
To look from where everybody else looks and show what nobody has seen or to demonstrate that there was a place where nobody would have looked and testify to the visibility of the “value” found there.
To arrive at the eternal within a million possibilities…
To make everybody say, “This was also possible”.
To put “love” into words, not just in a material sense, but also spiritually.
To make love, not between genders but between hearts, visible.
By emphasising that talent in art, outside of enthusiasm or possibilities, is also an imperative.
By creating art for us, not for art’s sake!

With the hope that you will honour us by joining us,

Işık Gençoğlu, Curator

Love 360 2015, 10-14 February
Exhibition Venues and DATES
5-28 February Jewellery Exhibition,
Venue: Pera Palace Hotel, Jumeirah
10-28 February Combined Exhibition
Venue: 360 Restaurant, Terrace, Mısır Apt.
10-28 February Photography Exhibition
Venue: Tomtom Gardens, Boğazkesen
11-28 February Combined Exhibition
Venue: Glasst Gallery, Galata
12-13-14 February “Lover’s Bazaar”
Venue: Tomtom Gardens
12-28 February Combined Exhibition
Venue: Nur-u Ziya Suites

*The festival supports the Istanbul Creative Industries Guild

Daha önce hiç özgür olmamıştım ki, nereden bileyim!

Fuls yazıyor..

Gavurderesi, Datça Ekim 2014 Gavurderesi, Datça
Ekim 2014

Peki, şimdi ne yapacaksın Fulsen?

Herkes aynı soruyu soruyor: E şimdi ne yapacaksın?

Tüm hayatım boyunca duymadığım kadar çok bu soruyu duyuyorum son aylarda. Eskiden pek sorulmazdı bu soru. İşsiz, parasız, bedbaht günlerimde bile bu kadar merak edilmedi ne yapacağım.

Çemberin içindeydim ve ne yapacağım çok netti. İş arayacaktım, iş bulacaktım, önce borçlarımı ödeyecektim, sonra yeni borçlar edinecektim. Sabah kalkacak, işe gidecek, akşam eve döndüğümde kanepede uzanıp dizi izlerken uyuyakalacaktım. Ertesi sabah işe giderken evvelsi gece izlediğim dizilerin dedikodusunu yapacaktım. İşten gücüm kalırsa ve kredi kartı limitim izin verirse haftada bir iki akşam arkadaşlarımla buluşacak, gücüm yoksa “Canım ya, çok isterdim ama önceden yapılmış planım var” dedikten sonra battaniyeme sarılıp yatacaktım. Kimse ne yapacağımı merak etmeyecekti. 

View original post 713 kelime daha

Prof. Dr. Ahmet Erözenci’in Cazkolik’e hazırladığı programındaydım

Ahmet Bey’in ağzından: “Yaşadığımız topraklarda bölünmüşlüğün ortadan kalkmasının ortak kültürümüzün farkına varmamızla olacağına, kültürümüzü tanıtmanın dünyadaki saygınlığımızı artıracağına inanan ve bu yönde çalışan; kataloglarda küratör olarak tanımlanmasına ve yurt dışında üç, yurt içinde sayısız sergiye imza atmış olmasına karşın, “Günün birinde küratör olmayı öğreneceğim,” diyen sayın Işık Gençoğlu, sanat üzerinden Türkiye`yi anlatıyor bu haftaki programda. Beğeneceğinizi umduğunuz müzikler eşliğinde…”

http://www.cazkolik.com/radyocazkolik/default.asp?radyoId=4&id=761

 

oyunu boz

oynama mesela

savaşı sürüyorsa önüne

savaşma mesela

oyunu boz…

sürekli devam eden bir döndü içinden şikayet ediyorsan

döngüyü boz…

çık dışına.

biliyorum.

çok sancılı olacak.

belki nefesin açlıkla kokacak

belki de kurtuluşun bu kararında olacak.

oyunu boz.

önce sen…